KOBİ şehri İkitelli OSB, yapısal dönemden yaşamsal dönüşüme geçti. Yaklaşık 20 yıldır devam eden kemikleşmiş sorunlarına tek tek çözüm bulan İkitelli OSB için 2007; üretim, ticaret, istihdam ve markalaşma yılı olacak.
Yaklaşık 700 hektar alan üzerinde 37 sanayi kooperatifi ve 30 bin işyerinden oluşan İkitelli OSB, üretim ve ticaret merkezi özellikleriyle markalaşıyor. Farklı sektörlerdeki meslek gruplarının üretim merkezi olan OSB, sadece üretim gücüyle değil sosyal projelerle de fark yaratmaya hazırlanıyor.
İkitelli OSB Başkan Vekili Nuri Konak, İkitelli’yi dünya arenasına bir marka olarak çıkaracaklarını söylüyor. Bugüne kadar her türlü sektörün üretim ve ticaret merkezi olduklarını belirten Konak, “Amacımız KOBİ Başkenti İkitelli OSB’yi dünyaya duyurmaktır. Bölge firmalarının üretim, satış ve pazarlama süreçlerini geliştirerek bölge üreticisinin önünü açacağız. İkitelli OSB’yi yurtiçi ve yurtdışında markalaştırarak devlete yılda 5 milyar dolar katma değer sağlayacak bir merkeze dönüştüreceğiz” diyor.
Konak, kurulduğu günden bu yana; imar, iskan, tapu, plan ve projelerle uğraşan İkitelli OSB’de yaşamsal dönüşümü inşa ettiklerini açıklıyor. 2007 yılı itibariyle OSB’nin önünü açacaklarını ifade eden Konak, “Yaklaşık 20 yıldır süren sorunları bitirme noktasına geldik. İşyeri açma ve çalışma ruhsatlarını 1 günde veriyoruz. İkitelli OSB, dinamik yapısına yakışır bir vizyonla büyümeye devam edecek. 2007 yılı bizim için yeniden doğuş zamanı olacak” diye konuşuyor.
Ölçü ayar merkezi geliyor
İkitelli OSB’de yürütülen projeler hakkında bilgi veren Nuri Konak, Balkanların ve Ortadoğu’nun en büyükölçü ayar merkezini yaptıklarını söylüyor. Ayar merkezini, sanayide gelişmenin birinci öncelikleri arasında sayan Konak, “Tüm plan ve projeler yapıldı.Bu merkezde Ar-Ge çalışmaları yürütülecek ve buna yönelik laboratuvarlar olacak. Kooperatiflerimiz ve üyelerimiz ticaret sicil belgelerini buradan alacaklar. Bağ-Kur ve SSK ilgili bütün işletmeler de burada yapılacak” açıklamasını yapıyor. Konak, ayrıca itfaiye, karakol ve sağlık ocağının yapımı için gerekli ihaleleri 11 Temmuz 2007’de yapacaklarını açıklıyor. OSB sosyal donatılarından itfaiye ve karakol yaklaşık 1 milyon 600 bin YTL’ye mal olacak.
Kendi elektriğini üretmek istiyor
İkitelli OSB, OSB Kanunu’ndan aldığı hakla BEDAŞ’tan aldığı elektriği bölge sanayicisine kendi dağıtacak. Sanayiye, kesintisiz, temiz ve güvenilir enerji vermek amacında olduklarını söyleyen Konak, “Yakın dönemde bölge sanayicisinin elektriğini vereceğiz. İkinci adımda ise; bölgeye ucuz enerji sunmayı düşünüyoruz. Biraz daha zamana ihtiyacımız var. Daha sonra ise kendi enerji santralimizi kurmak istiyoruz” ifadelerini kullanıyor. İkitelli OSB’de şu an aylık 50- 60 milyon kilovatsaat enerji kullanılıyor. Konak, iddialı; bölge sanayicisinin projenin tüm aşamaları bittikten sonra piyasada yüzde 10 ucuz enerji kullanacağını belirtiyor. Konak, şöyle konuşuyor: “Önümüzdeki dönemlerde İstanbul’daki 5 OSB ile işbirliği kararı aldık. İstanbul’da 5 OSB’nin aylık enerji tüketimi 130 milyon kilovatsaat. OSB’lerle ortak hareket edeceğiz. Serbest tüketici ve üretici olarak devletin hidrolik, termik hatta nükleer santrallerine talibiz.”
Konak, 3 santralin özelleştirilmesini beklediklerini, 5 OSB ile yürütülen işbirliğinin başarılı olmaması halinde de İkitelli OSB olarak projeyi gerçekleştirecek kaynağı yaratabileceklerini duyuruyor.
Trafik için projeler hazır
Bölgenin trafik sorununa da değinen Konak, metro inşaatının OSB sınırları içinde olduğunu ve 2008’nin sonunda bölgenin trafik sorununun çözüleceğini duyuruyor. Yapılacak metro hattında 5 istasyon bulunuyor. Yeni planlama ile 2007’nin sonunda TEM’e 7 şeritle bağlanacaklarını belirten Konak, “Edirne ve Adapazarı arasındaki TEM otoyolunun günlük kapasitesi 250 bin araç. Sadece İkitelli OSB’den her gün 150 -180 bin araç çıkış yapıyor. Biz İkitelli’yi boşaltacağız ancak bu kez de TEM otoyolu tıkanacak. Devletimizle işbirliği yaparak, OSB’den farklı yönlere alternatif çıkışlar yapmayı planlıyoruz” diye konuşuyor.
İkitelli OSB kabına sığmıyor, yatırım için yer aranıyor
Yapılaşma sürecini yüzde 90 oranında tamamlayan İkitelli OSB’de yaklaşık 160 bin kişi istihdam ediliyor. Bölgenin doluluk oranı ise yüzde 80’ler dolayında. 30 bin ünitede 24 bin 500 işyerinin bulunduğu İkitelli OSB’nin temel sorununu yer darlığı oluşturuyor.
İkitelli Organize Küçük Sanayi Bölgesi Kooperatifleri Birliği (İSKOBİR)ve ESKOOP Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Akgün, İkitelli’nin etrafının konutlarla çevrili olmasını eleştirerek, “Bölgemiz artık üreticilerimize dar geliyor. İkitelli OSB’nin patronajı altında yeni ve gerçek OSB’ye ihtiyaç var. Avrupa yakasında en az 20 milyon metrekare alana ihtiyaç var” diyor.
İkitelli OSB’yi açık üniversiteye benzeten Akgün, İkitelli OSB’nin küçük sanayi sitesi olarak artık ihtisas merkezi olduğunu, bugün bölge üreticilerinin 100’ün üzerinde ülkeye 2.5 milyar doları aşkın ihracat yaptığını söylüyor. Akgün, şöyle konuşuyor: “İkitelli OSB’de yeri dar gelen üreticileri kurulacak yeni bir OSB’ye kaydırmak zorundayız. Bir müteşebbis olarak kurulacak yeni OSB, gerçek sanayiciler tarafından yönetilmeli. Yapılacak OSB’nin tüm ihtiyacı da bölgeye gidecek sanayiciler tarafından karşılanmalı. Devlet, tarım arazisi olmayan alanlarını KOBİ sanayicilerine bedel almadan vermelidir. Bu gerçek sanayiciye altyapı bittikten sonra 2 yıl içinde faaliyete geçmesi, istihdam koşulu ve işyerini 25 yıl süreyle satmayacağına dair şart koşulmalıdır. Böylece rantın da önüne geçilmiş olacaktır.”
Silivri’de yer arayışı var
İkitelli OSB’de bugün kadar 60 küçük sanayici büyüyerek orta ölçekli sanayici hüviyetini kazanmış. Akgün, üyelerinin yarıya yakınının yer darlığı nedeniyle arayışlarda olduğunu söylüyor. İkitelli OSB’nin büyüyebileceği alan olarak da Silivri’yi gösteren Akgün, “İkitelli OSB olarak Silivri’de 22 milyon metrekarelik alan belirledik. Farklı yer arayışlarımız sürecek. Büyük ölçekli işletmelerin İstanbul’un dışında faaliyet yürütmesinin yolları açılmalı” diye konuşuyor.
Biksan, sanayicisine proje geliştirecek
İkitelli’de 1985’te kurulan İkitelli Bakırköy Küçük Sanayi Sitesi Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi (Biksan), 9 yıldır üyelerinden aidat toplamıyor. İkitelli OSB’nin gurur duyduğu siteler arasında yer alan Biksan’da tüm işyerleri tamamlanmış ve üyelere teslim edilmiş. Sosyal alanlarıyla gelişmeye çalışan sanayi sitesi, yürüttüğü çevre projeleri, sosyal alanları ve mevcut sanayici profili ile farklılaşmak istiyor.
Biksan Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Konak, “Bir ilkler kooperatifi olan sitemizde 7 bin 500 metrekarelik sosyal tesisimizin tam faaliyete geçmesiyle birlikte bölgenin çekim merkezi olacağız. Yine sosyal tesisimizin içerisinde dinlenme alanları, yeni teknoloji ve sohbet toplantılarının, bilgi alışverişlerinin konuşulabileceği konferans salonları bulunacaktır” diyor.
Bölgedeki atölyelerinin tamamının dolu olduğunu söyleyen Konak, bölgenin ticaret potansiyelini geliştirecek ve bölge sanayicisinin ihtiyaçlarına uygun hazırlanan 158 büronun ise ancak 18 tanesinin dolu olduğunu aktarıyor. Konak, firmaların yüzde 95’inin üretime dayalı faaliyet yürüttüğünü belirterek, şöyle konuşuyor: “Biksan Yapı Kooperatifi, 270 ortaklı ve 410 birimden oluşuyor. 243 atölye bloklarının tamamı dolu. Bölgenin ilk iskan ilk mülkiyet tapusu alan siteleri arasında yer alan bölge, 800 kişi istihdam ediyor. Bölgede ağırlıklı faaliyet yürüten sektörleri; otomotiv, tekstil, plastik oluşturuyor. Metrekare olarak bölgenin en fazla yeşili olan sitesiyiz. Halen de çevre yatırımları ağırlık kazanıyor.”
Çevre yatırımları örnek olan sanayi sitesi, çevre kirliliği konusunda etrafındaki kooperatiflerle de mücadele ediyor. Konak, bölgeye doğalgazın gelmek üzere olduğunu söylüyor. Biksan Yapı Kooperatifi’nin iskan ve tapularının tamamının alındıktan sonra işletme kooperatifine dönüşeceğini belirten Konak, sanayiciyi ihracata yönlendirecek projeler geliştireceklerini de ifade ediyor.
Esot, kültür ve sanata kaynaklık ediyor
Eskoop Atatürk Kültür Merkezi’nin konser salonunda bulunan piyanonun fikir babası Eminönü Sobacı ve Tenekeciler Esnafı Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (Esot) Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Karayel. Sanata düşkünlüğüyle dikkatleri çeken Karayel, aynı zamanda ünlü piyanist olan Şevki ve Emrecan Karayel kardeşlerin babası. İkitelli’nin sanayinin yanında kültürel yapısıyla da gelişmesi gerektiğini düşünen Özkan Karayel, “İkitelli OSB, teknik ve yapısal ağırlığın yanında bir de kültür noktası oldu. 1986 yılından bu yana kültürel altyapının geliştirilmesi gerektiğini ve İkitelli’nin de bu gelişmeye kaynaklık edeceğini düşündüm. Eskoop’a yapılan Kültür Merkezi’nde aynı zamanda tiyatro ve müzikal oyunların da sergileneceğini düşünerek piyano alınması gerektiğini savundum” diyor.
Aynı zamanda İSKOBİR üyesi olan Özkan Karayel, birçok bölge çalışanının piyanonun sesini ilk kez duyduğunu belirterek, “İkitelli’de insanların manevi yapısını geliştirecek organizasyonlara ağırlık vermek istiyoruz” diye konuşuyor. ESOT, yaklaşık 65 bin metrekare alan üzerine kurulu. İkitelli’nin hemen girişinde yer alan bölgede 204 işyeri ve 196 üye bulunuyor. Bölgede, 150, 300 ve 600 metrekare büyüklüğe sahip atölyelerde orta boy tenekeciler, sobacılar, tornacılar, küçük tekstil atölyeleri, karton kutu imalatçılarından oluşan 125 işletme faaliyet yürütüyor.
Esot’ta, bir kısım işletmeler Fransa, Hollanda, ABD gibi ülkelere ihracat yapıyor. Yüzde 100 dolulukla faaliyet yürüten Esot’un İkitelli’ye düşüncede katkı sağladığını belirten Karayel, kültürel, eğitsel ve sosyal etkinliklerini belirlemiş bir sanayi sitesi olduklarını belirtiyor. Türkiye’deki ekonomik gelişmişliğe de değinen Karayel, “Türkiye’nin çok sıkıntılı devirlerini gördüm. O nedenle Türkiye’nin gelişimini iyimserlikle değerlendiriyorum. Ancak sosyal adaletin gelişmemesi nedeniyle varolanın hakkaniyetle paylaşıldığını düşünmüyorum” açıklamasını yapıyor. Galvanoteknik, yer istiyor
Galvanoteknik Metal Kaplamacılar Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karadağ, 200 işletmenin faaliyet yürüttüğü ve yaklaşık 3 bin kişinin istihdam edildiği sitede yer darlığı yaşadıklarını söylüyor.
Yer bulma girişimlerinde bulunduklarını ancak bir sonuç alamadıklarından yakınan Karadağ, “Gerçek anlamda yere ihtiyaç duyan firmalar var. Büyüyen üyelerimize yer bulmak için Anadolu’da ve Avrupa yakasında çalışmalar yapıyoruz.
Avrupa yakasında Çorlu, Anadolu’da ise Gebze, Bilecik’i düşünüyoruz. Ancak, İkitelli’de faaliyet yürüten üyelerimiz için Çerkezköy, oldukça iyi olacaktır” diye konuşuyor.
Kurumların kendilerine destek vermesi halinde 600-700 dönüm arazi üzerinde galvano yatırımı yapabileceklerini anlatan Karadağ, görüşlerini şöyle açıkladı: “İstanbul ve çevresinde sanayi istenmiyor. Şehrimiz, tarihi ve turistik merkez olarak görülmek isteniyor. Dünyanın hiçbir metropolü sanayisiz ve ticaretsiz yaşayamaz.
Sanayileşmeyi durdurmadan kontrolleri artırarak yeni sanayi alanları oluşturulmalı.”
Karadağ, Galvanoteknik Sanayi Sitesi’nde en az 100 işletmenin büyümek istediğine dikkat çekiyor.
Gelişmiş Avrupa ülkelerinde galvaniz sektörünün terk edilmeye başladığını ve üretimin gelişmekte olan ülkelere kaydırıldığını hatırlatan Karadağ, uyarıda bulunuyor:
“Galvaniz sektörü işçiliğin dolayısıyla imalatın düşük olduğu ülkelere kaydırılıyor. Türkiye, bu talebi doğru şekilde karşılayamaz ise talep maalesef Bulgaristan, Romanya gibi ülkelere kayacak. Ancak Türkiye, galvanizin üretim merkezi olmak istiyorsa da sıkı çevre tedbirleri almak zorunda.”
Keresteciler, Silivri’de büyüyecek
İstanbul Keresteciler Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, Türkiye’nin orman ürünleri ve ahşap kereste borsası niteliğini taşıyor.
Yaklaşık 20 milyon dolar ihracat yapan Site, 999 birim ve 486 firmadan oluşuyor. Sektörün KOBİ ve büyük ölçekli kuruluşlarına ev sahipliği yapan Site, her türlü orman ürünleri ihtiyacına cevap verecek kapasiteye sahip.
İstanbul Keresteciler Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Celal Yıldırım, yerli kerestede inşaatlıktan süper doğramalığa kadar geniş yelpazede çam, göknar, sedir, ladin, işlenmiş lambri, döşeme, rabıta, tavan çeşitleri, meşe, kayın, kestane, dişbudak, akçaağaç, kiraz, kavak olmak üzere tüm ahşap çeşitleri aranan her kalitede ve zenginlikte üreticiye ve tüketiciye ulaştırmak hedefinde olduklarını söylüyor.
Bölgede ayrıca Rusya sarı ve kara çamları, göknar ve ladinleri, sert ağaç çeşitleri, Finlandiya, Romanya, İsveç, Yugoslavya, Çek, Ukrayna ve Polonya’dan ağaç ürünleri de bulunuyor. Yıldırım, kestaneden parkeye, yonga levhadan lif levhaya, suntadan suntalama, MDF'den MDF lama, laminattan betopana, kontraplaktan konturtablaya kadar çok çeşitli ürün grubunu bünyelerinde bulundurduklarını anlatıyor.
Orman ürünleri alışveriş merkezi olan Keresteciler Sitesi için İkitelli hatta İstanbul küçük geliyor. Yıldırım, büyümek isteyen üreticiler için yer arayışında olduklarını ve yetkililerden kendilerine yardım elini uzatmasını istiyor. Yıldırım, şöyle konuşuyor: “İstanbul içinde kalan orman ürünleri ticareti yapan bütün mağaza sahibi arkadaşlarımıza ve İstanbul içinde orman ürünleri işleyen bütün marangozlar ve mobilya atölyelerini de aramıza almak şartıyla başkanlarıyla görüşmelerimizi yapacağız.Yapmayı düşündüğümüz plan için Silivri’yi düşünüyoruz. Silivri’deki 1 milyon 500 metrekare alanın konut yerine sanayiye dahil edilmesini istiyoruz. Böyle olunca 500 metrekare ile 5 bin metrekare alandan oluşan birimler kuracağız. Bu projeyi hayata geçirirsek İstanbul'da, şehir içinde 600-700’ü bulan keresteci sanayi alanında üretim yapacak.”
İPKAS, projelerinde revizyona gidiyor
İstanbul Plastik ve Kauçuk İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (İPKAS), İkitelli’nin örnek sanayi yerleşkesi. Bölgenin herhangi bir altyapı problemi bulunmuyor İPKAS Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslankaya, bölgede 300 işletmenin faaliyet yürüttüğünü belirtirken yapılan ihracat tutarını da 200 ile 250 milyon dolar şeklinde açıklıyor. İPKAS’ın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı çarşı projesini Aslankaya, anlatıyor: “Artık alışveriş merkezleri yaşam merkezleri oldu. Projemizin altyapı çalışmaları bitmek üzere. Ancak biz bir takım değişikliğe gideceğiz. Metronun bölgeye gelmesiyle de değişiklik şart oldu.”
Dükkanlarının yüzde 80’inin satıldığı çarşı projesinde hastane, alışveriş merkezi ile hırdavat merkezi olacak. Aslankaya, projeye bugüne kadar 100 milyon dolar harcadıklarını ve projenin bitirilmesiyle maliyetin 170 milyon doları bulacağını aktarıyor. İPKAS’ın bir diğer projesi ise meslek yüksek okulu. Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ile müşterek meslek yüksek okulu yatırımı yapacaklarını duyuran Aslankaya, “Anlaşma imzalandı. Birinci etapta 10 bin metrekare alan üzerinde okul açılacak. Okulun plastikle ilgili yatırımlarını İPKAS yapacak” diyor.
Aslankaya, son olarak kendisine ulaşan 30 üyesinin büyümek için yer talebinde bulunduğunu açıklıyor. Sektöre ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aslankaya, yatırım teşviklerinin kalkması ve artan Uzakdoğu rekabeti nedeniyle plastik sektöründe sıkıntılar yaşandığını belirtiyor. Yüksek nüfuslu ve işsizlik sorunu yaşayan bir Türkiye’nin muhakkak üretim yapması gerektiğini hatırlatan Aslankaya, devletin ithalatı engelleyecek tedbirler alması için uyarıda bulunuyor.
Dolapdere esnafının sıkıntısı teminat
Tamir ve bakım amacıyla Türkiye’ye gelen otobüslerden teminat alınması Dolapdere esnafını sıkıntıya sokuyor. Son iki yıldır teminat nedeniyle birçok esnafın zor durumda bulunduğunu söyleyen S.S. Dolapdere Esnaf ve Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Ayık, “Sınırda yüklü teminat veren otobüs sahibinin, tamir için vereceği para kalmıyor. Böylece otobüslerin Türkiye’ye gelişinin cazibesi ortadan kaldırılıyor. Böylece hem Dolapdere esnafı hem Türkiye kaybediyor” diyor.
Bir dönem otobüs tamirinde markalaştıklarını hatırlatan Ayık, şöyle konuşuyor: “Gümrüklerde istenen teminatın sebebi, otobüslerin gayri yasal yollarla Türkiye’de kalmalarının engellenmesidir. Halbuki tamire gelen bu araçlar zaten eski model araçlar olup yedek parçaları yüzde 90 oranında Türkiye’de üretilmektedir. Dolayısıyla Türkiye’de kalma ve çalışma şansları zaten yoktur. Zira Türkiye’de çalışan araçlar zaten son model araçlardır.”
Dolapdere esnafının maddi kaybını bir örnekle açıklayan Ayık, bir aracın tamir için 5 bin ile 15 bin dolar arasında döviz bıraktığını, yıllık rakamın ise 150 – 200 milyon dolara çıktığını belirtiyor.
Ayık, araçların eskisi gibi Türkiye’ye girişinin serbest bırakılmasını istiyor. Dolapdere Sanayi Sitesi, bin 194 bağımsız birimden oluşuyor.
Bölgede 10 bin kişinin istihdam edildiği söyleniyor. Site’nin bir diğer sıkıntısı ise tapulardaki şerhler. Ayık, tapudaki şerhler nedeniyle mahkemeye gittiklerini açıklıyor.
DERSAN KOOP, yatırımcı bekliyor
S.S. İstanbul Deri Mamulleri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (DERSAN KOOP) yatırımcı bekliyor. Deri, ayakkabı ve terlik sektöründe faaliyet yürüten kişilerin ortaklığıyla kurulan kooperatifte bin 200 işyeri bulunuyor.
Yüzde 55’i dolu olan kooperatifte 40 metrekare ile 3 bin 300 metrekare alandan oluşan 150 işyeri yatırımcı bekliyor. İstanbul Deri Mamulleri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Gül, 2007’yi proje yılı ilan ettiklerini ve birçok inşaat projesine imza atacaklarını açıklıyor.
Kooperatife ait 70 bin metrekare arsa üzerinde 500, 750, 1000, bin 500 ve 3 bin 300 metrekare alanlardan oluşan yeni iş alanları inşa ettiklerini açıklayan Gül, yerlere yoğun talep aldıklarını dile getiriyor.
Gül, ayrıca yine DERSAN KOOP’a ait 40 bin metrekare alana ticaret merkezi projesi geliştireceklerini belirtiyor. Ticaret merkezinin gelirini mevcut üyelere tahsis edeceklerinin bilgisini veren Gül, “Yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz. Arsaların ruhsatı alındı inşaatlar devam ediyor. Ancak şu iskan ve tapuyu almak için inşaatların tamamlanmasını bekliyoruz. Bölgenin su ve elektrik gibi altyapısında bir eksiklik gözükmüyor. Ancak bölgeye doğalgaz gelmesini bekliyoruz” diye konuşuyor. İkitelli OSB’nin göbeğinde yer aldıklarını belirten Gül, merkezi olma özelliğiyle DERSAN KOOP’u bir işletmeye dönüştürmek amacında olduklarını sözlerine ekliyor.
Esenler, sorunsuz hizmete devam ediyor
İkitelli Kooperatifleri içinde yer alan Esenler Sanayi Sitesi, 145 bin metrekare alan üzerinde 436 birimden ve 283 ortaktan oluşuyor. Ağırlıklı otomotiv sektöründe; özel servis ve yedek parça imalatı yapan kuruluşlara evsahipliği yapıyor.
Bölgede ayrıca mobilya, tekstil, metal, makine, plastik, kalıp imalatı yapılıyor. Esenler Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kılınçarslan, doğalgazla ilgili tüm altyapı ve üstyapı çalışmalarının bitirildiğini, tüm işyerlerinin doğalgaz kullanacak konuma geldiğini belirtiyor.
İSKİ ile sözleşmesini yapan her işyerinin İSKİ suyu kullanabileceğini ifade eden Kılınçarslan, sitede faaliyet gösteren her işyerinin can ve mal güvenliğini sağladığını aktarıyor.
Bir dönem en önemli problem olan tapu sorununa çözüm bulduklarını ve ortakların yüzde 99’una tapularını teslim ettiklerini hatırlatan Kılınçarslan, tapusunu alamayan yüzde 1’lik oranı oluşturan ortakların ise kendilerinden kaynaklanan sıkıntıları çözünce tapularına kavuşacağını açıklıyor.
Kılınçarslan, bölgenin sosyal tesis ve ticaret merkezinin imar durumunu alarak OSB’nin belirlediği emsale uygun fizibilite çalışmalarını tamamladıklarını kaydediyor. Yaklaşık 2 bin 750 kişinin istihdam edildiği Esenler Sanayi Sitesi’nin temel sorununu ise yer darlığı oluşturuyor. Cila- Nikelajcılar,
20 yıl sonra start verdi
S.S. İstanbul Cila-Nikelajcılar ve Madeni Eşya İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’nun kuruluşu 1986’ya dayanıyor. Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı Sebahatdin Kayas, geçmişi 20 yılı aşmalarına rağmen arsaya ancak 2006’da kavuştuklarını açıklıyor. Arsa alma sürecinin uzun soluklu bir mücadele olduğunu anlatan Kayas, bilgi veriyor: “Bu süreçte 1988’de yerlerimiz Büyük Şehir Belediyesi'ndeki değişiklikle iptal edildi. Beş yıl bu konu ile mücadele etmek zorunda kaldık. Bir netice çıkaramadık. R.Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı esnasında, Büyük Şehir Belediyesi’nden alacaklı olmamıza rağmen 1996’da yeni bir ihale ile şimdiki yerlerimiz bize satıldı. Ancak bu satış esnasında da ihaleye çıkarılan yer ile bize verilen yer arasında yaklaşık yüzde 35 fark çıktı.Yani bir milyon tl/m2’ye ihale edilen yer küçülünce bedel ihale edilen rakamda kaldı. Tüm bunlar yaşanmışken birde imar uygulaması yapılmak suretiyle arsamızda yeni bir kesinti yapılarak yeniden bizlere satıldı. Yani bir yeri 3 defa satın almak zorunda bırakıldık. İlk kuruluşta planlanan yer daha fazlaydı ama son alımlardan sonra bu planımızı revize ederek işyeri sayısını 100 birime düşürdük.”
Kayas, 100 adet işyerinin inşa edildiğini, bodrum katı ile birlikte işyerlerinin yaklaşık 276 metrekare olandan oluşacağını belirtiyor. Bölgede; metal kaplamacılar (çinko, nikel, krom,sarı,fosfat kaplama ve eloksal kaplama) ve madeni eşya imalatçıları ile meslek grupları yer alıyor.
Kayas, “Biz İkitelli OSB’ye geç dahil olmamıza rağmen en modern ve çevreye karşı en duyarlı sitelerden biri olmak arzusundayız. Bunu yapmış olduğumuz site blokları, altyapı ve arıtma tesisi ile ispatlamış olacağız” diye konuşuyor.
Çevre’nin şerh isyanı
Çevre Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Tokdemir, 530 modül işyerinden oluşan sitenin, 25 yıldır tapu sorunu ile karşı karşıya kalmasını eleştiriyor. Tokdemir, “İskanımızı alıp kat mülkiyetini yaptık. Şimdi üyelerimize tapularını dağıtacağız. Ancak tapulardaki şerhler üyelerimizi zor durumda bırakıyor” diyor.
Bölgedeki yapılaşmayı sağlamak amacıyla şerhlerin konulduğunu hatırlatan Tokdemir, şöyle konuşuyor: “O dönem Arsa Ofisi, yapılaşmayı kontrol etmek adına tapulara şerh koymuştu. Biz o dönem çalışmalarımızı yaptık; ruhsat ve iskanımızı aldık. Ayrıca Harç Kanunu’nun 2 nolu harçları ödendi. Tapuda kadastronun cinsi yapıldı. Kat mülkiyeti tapuları çıkartıldı. Ancak bizim tapularımızdan halen şerhler kaldırılmıyor.”
TOKİ’yi kötü niyetli olmakla suçlayan Tokdemir, şerhlerin kaldırılması için mahkemeye başvuracaklarını söylüyor. Şerhin kooperatif üyelerine zulüm yaptığını kaydeden Tokdemir, büyümek isteyen işletmelerin de ellerinin kollarının bağlandığını hatırlatıyor.
Tapudaki şerh dışında herhangi bir sıkıntı ile karşı karşıya olmadıklarını ifade eden Tokdemir, “Aylık ortalama 10 milyon dolar ihracat yapan işletmelere sahibiz. Bölgemizde katma değeri yüksek ürünler ihraç ediliyor. İhracat yapılan ülkelerin başında Almanya, Fransa ve İtalya gibi Avrupa’nın önde gelen ülkeleri geliyor. Bu üreticilerin elini ve kolunu bağlamaya kimsenin hakkı yok” diye konuşuyor. Çevre Küçük Sanayi Sitesi’nde 4 bini aşkın kişi istihdam ediliyor. Bölgede ağırlıklı; makine ve yedek parça imalatçıları, tekstil, plastik ve kauçuk üreticileri bulunuyor.
Aykosan, Anadolu’daki üreticileri bekliyor
Ayakkabıcılar Küçük Sanayi Sitesi’nin kurulma fikri; 1984 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal, Ayakkabıcılar Federasyonu Başkanı Temel Çoruh ve o dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın girişimiyle oluşur. İstanbul Ayakkabıcılar Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (AYKOSAN) Yönetim Kurulu Başkanı Temel Çoruh, Aykosan’ın bölgenin en iddialı projesi olduğunu söylüyor. 3 aşamadan oluşturulan Aykosan’da küçük atölyelerin bulunduğu 10 blokta toplam bin 800 küçük atölye var. Bu atölyelerin büyüklüğü 50-850 metrekare arasında değişiyor. 16 blokta en küçüğü 2 bin 800 ve en büyüğü 14 bin metrekare olan 57 fabrika kurulu. Ayrıca ürünlerin sergilendiği 30 sosyal tesis yer alıyor.
Devletin yüzde 80 yapacağız sözüne rağmen tüm külfetin üzerlerine kaldığını söyleyen Çoruh, projeyi gerçekleştirmek için 1998 -2000 yılları arası metrekare üzerinde 1 YTL, aidat aldıklarını söylüyor. 2000 yılından bu yana ise üyelerden tek kuruş almadıklarını dile getiren Çoruh, şansız taraflarını şöyle açıklıyor: “Kuraların tamamı çekildi. Anahtarları verdiğimiz işyerlerine zamanında inandık ve borçlara karşı senet aldık. Tapuları da verince işyeri sahipleri senetleri ödemedi. Bu bize büyük sıkıntı yarattı. Bu olaydan ortaya çıkan yaklaşık 8 milyon YTL alacağımız var.”
Bölgeyi, son teknoloji ile kurduklarını ve çatıları dahi polikarbon kaplaması ile oluşturduklarını söyleyen Çoruh, projeyi İspanya’dan aldıklarını ancak Pakistan’a da örnek olduklarını belirtiyor. 2 bin 300 işyerinin bulunduğu Aykosan’da yaklaşık 8 bin kişi istihdam ediliyor. Çoruh, projenin sergi alanı olarak yapılan bölgesinde 480 mağazanın boş olduğunu belirterek Anadolu’da faaliyet yürüten ayakkabı sektörü temsilcilerini ürünlerini sergilemek için bölgeye davet ediyor. Çoruh, son olarak Türk ayakkabı sektörünü değerlendiriyor: “Aykosan’da üretilen ayakkabılar İtalya’da dahi yok. Esnafı modern bir alanda geleceğe hazırlıyoruz. Yılda 11 milyar dolar ayakkabı ihracatı yapan İtalya, şimdi teknolojisini satmaya başladı. Sektörde İspanya ikinci sırada. Türkiye ise 3 sırada yer alıyor. Biz İspanya ile rekabet halindeyiz. Yılda 500 milyon çift ayakkabı üretilen Türkiye’de, 240 milyon dolar ayakkabı ihracatı yapılıyor.”
Aymakoop, İkitelli’nin ayakkabı ihtiyacını üretmeye talip
Aymakoop Sanayi Sitesi, 1984’te tarihi yarım ada içinde bulunan ayakkabıcı esnafının şehrin dışında, altyapısı bitirilmiş daha modern üretim alanlarında faaliyet yürütmesi amacıyla kuruldu. 4 bin 200 birim ve 2 bin civarında işyerinden oluşan sitede yaklaşık 10 bin kişi istihdam ediliyor.
Aymakoop Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Göl, bölgede doluluğun yüzde 100’e ulaşmasıyla istihdam sayısının 15 bini aşacağını söylüyor. Göl, Aymakoop olarak İkitelli OSB’de çalışan herkesin ayakkabısını sitede üretmeye talip olduklarını belirtiyor.
İkitelli’nin coğrafi avantajını da kullanarak 60 bin konutluk bölgenin de ayakkabı ihtiyacını karşılamak istediklerini dile getiren Göl, “Bundan sonra en büyük hedefimiz; Aymakoop’u toptan ve perakendede akla gelen ilk adres haline getirmektir. Bunu içinde gereken tüm çalışmalar tarafımızca gerçekleştirecektir” diyor. Ayakkabı sektörüne ilişkin bilgi aktaran Göl, şöyle konuşuyor: “Sektörümüz yakın tarihler arasında ciddi sıkıntılar ile karşı karşıya kaldı. İlk olarak geçmiş yıllarda Rusya’da yaşanan krizle birçok üretici sermayesini stoklarda batırdı. Ya da kötü niyetli Rus tüccarlara kaptırdı. Ardından gelen Çin istilası ise ayakkabı sektörünü hem yurtiçi hem yurtdışı pazarda kayba uğrattı. Son olarak 4 yıldır tercih edilen düşük kur politikası, üreticilerin yurtdışında rekabet şansını yok etti. Mevsim sıcaklıklarının mevsim normallerinden uzaklaşmasıyla da kış aylarında beklenen satışlar yapılamadı. Böylece sektörde ciddi sermaye kayıpları yaşandı.” Göl, üreticilere, tüm yumurtaları aynı sepete koymayın uyarısında bulunurken kurumsallaşma ve markalaşmanın da zamanı olduğuna dikkat çekiyor.
Avcı: Makam ve mevkiler insana hizmet için vardır
İkitelli’de 1985’te 42 farklı meslek grubunun iştiraki ile kurulan İstanbul Dokumacıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (İSTEKS), yüzde 95 doluluk oranına ulaştı. 388 modülün yer aldığı sitenin en önemli yatırımını 17 bin 500 metrekare alan üzerinde konumlanan sosyal alan oluşturuyor. İstanbul Dokumacılar Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Avcı, sosyal alanın 5 bin 726 metrekaresini ticaret merkezi olarak kurduklarını söylüyor. Merkezin 600 metrekaresini kiraya verdiklerini belirten Avcı, kiralık yerden gelecek kaynakla; 2 bin 800 metrekare daha inşaat yapacaklarını ve yönetim binasının merkeze taşınmasında kullanacaklarını dile getiriyor. Büyüme stratejisi ve yürütülen projelere rağmen İSTEKS’in ciddi bir sorunu bulunuyor. Sorunun özetini Avcı, aktarıyor: “Arsa Ofisi’nin vatandaştan kamulaştırdığı araziler, 18 yıl önce İSTEKS’e tahsis edildi. Arsa Ofisi o dönem yüzde 100 kar koyarak arazileri bize devretti. İnşaatlara başladık, altyapıları bitirdik. Ancak AB’ye uyum kapsamında vatandaşın Arsa Ofisi’ni devralan TOKİ’ye açtığı davayı kazanmasıyla işin rengi değişmeye başladı. TOKİ, davayı kaybedince ‘bu arsalar sizin siz parayı ödeyecekseniz’ demeye başladı. Oysa vatandaşa usulsüz tebligat yaptığı için TOKİ suçlu. Ben kooperatif olarak da üçüncü kişiyim. Şimdi TOKİ’ye açılan 3 dava var. TOKİ, bizim müdahil olarak davalarda yer almamızı istiyor. Bu kabul edilemez.”
TOKİ, daha önce 273 metrekare arsa için 309 bin YTL ödemeye mahkum edilmişti. Avcı, İSTEKS olarak114 bin metrekare için 129 milyon YTL’yi nasıl ödeyeceğim diye soruyor? Bir diğer sorunu da tapular üzerindeki şerhler olarak açıklayan Avcı, “347 tapuyu kooperatif üzerine aldık. Şimdi bu şerhli tapuyu üyelerime nasıl dağıtacağım. Ruhsat, iskan var, Ancak tapu şerhli. Vatandaş olarak bu yöneticilere ne diyebilirim. Hizmet verebilmek için bu maaş alınıyor. Asıl olan yönetilenlerdir. Tapudaki şerhler için dava açacağız. Bütün derdim, tezyid-i bedel ve tapudaki şerh sorunudur. Bölgenin sorunlarının çözümünü görmeden ölmek istemiyorum.”
Masko, sektörünün lideri olmak istiyor
İkitelli’nin gözbebeği siteleri arasında yer alan Masko, showroom ağırlıklı yapısıyla Türkiye mobilya sektörünün nabzını tutuyor. Masko İstanbul Mobilya ve Ahşap Eşya İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Güneykaya, “Masko olarak sektörün en büyüğü olmak istiyoruz. Olmamamız için hiçbir sakınca yok. Bölgenin ulaşım ve çeşitli altyapı yatırımları düşünüldüğünde çekim merkezindeyiz” diyor. Masko; 400 bin metrekare inşaat alanında; 778 işyeri ve 500 esnafı ile 3 bin kişiye iş sağlıyor.
Avrupa Yakası’na konumlanan özelliği ile Trakya Bölgesi’nin de dikkatlerini çeken Masko, pazarda kendi markasını yaratmanın inceliklerini arıyor.
Güneykaya, “Seçim dolayısıyla yaşanan durgunluk bizi de etkiliyor. Ancak artık sektörün söz sahibiyiz. Bölgemizde herhangi bir altyapı ve bürokrasi sorunu yaşanmıyor. Tapuları üçüncü aydan itibaren dağıtmaya başladık. Doğalgaz, elektrik, su gibi altyapı hizmetleri alıyoruz. Büyümek için hiçbir engelimiz yok” diye konuşuyor. Mobilya sektörünün son yıllarda yurtiçi ve yurtdışında göz doldurmaya başladığını aktaran Güneykaya, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Eskiden imalathaneler çok ve modellerin devamlılığı yoktu. Şimdi markalaşma süreci başladı. Artık atölyeden çıkıp fabrikalaşma başladı. Özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkeleri ile gelişmekte olan pazarlar ilgi alanımızda. Markayı bölgesel oluşturacağız. Dünya mobilya liderliğini İtalya götürüyor. Avrupa’ya girişimiz ise biraz zaman alacak.” Mobilya üreticilerinin desteklenmesini isteyen Güneykaya, KDV oranlarının yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesini ve temel girdi maliyetlerini düşürülmesini bekliyor.
Tormak’tan sağlık ve güvenlik uyarısı
Tormak Sanayi Sitesi’nde 280 işyerinde bin 500 kişi istihdam ediliyor. Bölge; makine, otomotiv yan sanayi ağırlıklı. Tormak Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Doğu Bulutsuz, temel sorunlarını yer darlığı olarak açıklıyor. Bulutsuz, “Devletin arsa üretip sunması gerekiyor. Bölgemizde üretimi büyütmek daha fazla istihdam sağlamak istiyoruz. İstanbul’da bu arsa talebine cevap verecek fazla bir yer yok. Küçük sanayinin şehir dışına çıkması ise oldukça maliyetli” diyor.
Çerkezköy ve Silivri’nin kendilerine yatırım yapılacak yer olarak sunulmasını isteyen Bulutsuz, 50 üreticinin arsa olması halinde yeni bir yatırıma hazırlandığını aktarıyor. Tapudaki şerh sorunundan muzdarip sanayi alanlarından biri de Tormak. Bulutsuz, bütün görevlerini yaptıklarını, ancak halen tapularını alamadıklarından yakınıyor.
Bulutsuz şöyle konuşuyor: “Devlet kanunsuz hareket ediyor. Bize bu arsaları verdiler. Karşılığında sanayi kurmamızı istediler. Biz de tesislerimizi yaptık üretime başladık. Ancak şimdi bizi bırakmıyorlar. Tapumuzu vermiyorlar.”
İkitelli OSB’nin önemli sayılabilecek diğer sorunlarını Bulutsuz; güvenlik ve sağlık birimi eksikliği olarak sıralıyor.
Tümsan I, iskanı alacak
Tüm Sanayiciler Sitesi Yapı Kooperatifi’nde (TÜMSAN I. Kısım) 170 işletmede yaklaşık bin 500 kişi istihdam ediliyor. İki yıldır site Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Atilla Ebik, altyapı yatırımlarına ağırlık verdiklerini ve 18 yıl sonra doğalgaz sıkıntısını giderdiklerini ve İSKİ suyu kullanmaya başladıkları anlatıyor.
Yolları kendi imkanlarıyla asfaltladıklarını dile getiren Ebik, “Yağmur suyu kanalları, çevre düzenlemeleri ve site güvenliği için fiziki koruma tedbirleri oluşturduk. Tümsan I’in tüm giderlerini öz kaynaklarıyla karşılıyoruz. Altyapı için 470 bin YTL yatırım yaptık” diyor. Ebik, İkitelli kooperatiflerinin genelinde yaşanan tapudaki şerh sorunun kendilerini de olumsuz etkilediğini söylüyor. Tümsan I’in avantajlarını da anlatan Ebik, “Tümsan I, Başakşehir’e en yakın site. Ulaşımın merkezinde. Tümsan I’in birinci ve ikinci kısmı tamamen ticaret merkezi oldu” diye konuşuyor.
Çorapçılar Sanayi Sitesi’nde son 27 işyeri
İstanbul Çorap ve Triko İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, bölgenin gelişmeye açık sitelerinden. Doluluk oranı yüzde 70’i bulan sitede 500 metrekareden 27 işyeri yatırımcı bekliyor. Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı Namık Sönmez, 52 bin metrekare alana sahip kooperatifte 112 işyerinin bulunduğunu belirtiyor. İskan ve tapu sorunu olmayan Çorapçılar’ın gelişimi için yeniden yapılanması ise elzem görünüyor.
Namık Sönmez, “Bütün çorapçıları toplayarak burayı merkez haline getirmeye çalıştık. Sektörde genelde küçük işletmeler yer alıyordu. Ancak mevcut inşaatlar bitince üreticiler için yerler küçük kaldı. Bu nedenle yüzde 100 doluluk oranına ulaşamadık” diye konuşuyor. İkitelli’nin ticaret merkezi olarak değil de üretim merkezi olarak varlığını koruması gerektiğini dile getiren Sönmez, uluslararası rekabette ancak bu yöntemle avantaj sağlanacağını savunuyor. Pik Dökümcüler, iskan istiyor
Ruhsatsız ve iskansız yaklaşık 25 yıldır faaliyet yürüten Pik Döküm Sanayi Sitesi, iskanlarını istiyor. İstanbul Pik Dökümcüleri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Çırpıcı, üyelerinin 25 yıldır para ödemesine rağmen halen iskan alamadıklarından yakınıyor. Üyelerinin iskan olmaması nedeniyle bankalardan kredi kullanmadığını aktaran Çırpıcı, “Yaklaşık 2 bin 500 kişinin istihdam edildiği, 3.5-4 milyon dolar değere ulaşan Pik Dökümcüler Sanayi Sitesi’nin halen iskanı bulunmuyor. 236 ortaklı üyelerimizin haklarını istiyoruz” diyor.
Pik Dökümcüler Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, 236 işyeri ve yüzde 100 doluluk oranıyla faaliyet yürütüyor. Bölgede şu an plastik, torna, ahşap doğrama, kot yıkama, mikser tamircileri gibi çeşitli iş kollarında yatırımcı bulunuyor. Çırpıcı, üretim alanının kendilerine yetmediğini, her bir üye için ekstra üretim alanlarına ihtiyaç duyduklarını anlatıyor. Çırpıcı, altyapıda ise sadece doğalgaz sorunlarının bulunduğunu anlatıyor.
Sefaköy, ticaret merkezi kuracak
Sefaköy Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi, İkitelli OSB’de tapu, iskan ve ruhsat problemi olmayan ender kooperatiflerden. Altyapıda problemleri olmayan bölge, ticaret merkezi kurmaya hazırlanıyor.
Sefaköy Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Özgül, 2007’de site içinde bulunan küçük işyerlerinde tadilat yaparak kullanım alanlarını genişleteceklerini söylüyor.
Özgül, ayrıca site içinde yapılmayan sosyal tesis ve ticaret merkezi binalarını hayata geçirmeye çalıştıklarını anlatıyor. Sefaköy Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi, 280 ortaklı ve 418 modülden oluşuyor. Bölgede 250 işletme bulunuyor.
Bölgede ağırlıklı matbaa, ambalaj, hırdavat, nalbur, otomotiv, elektrik ve elektronik ile kimya meslek grupları yer alıyor. Yaklaşık 12 bin kişinin istihdam edildiği bölge yüzde 96 oranında dolu. Özgül, yaklaşık 60 metrekare giriş, 25 metrekare asma kat ile 25 metrekare bodrum katından oluşan 20 işyerine yatırımcı beklediklerini söylüyor.
Modül Promosyon, Çin’le rekabet ediyor
Yaklaşık 15 yıldır promosyon sektöründe faaliyet gösteren Modül Promosyon, başta anahtarlık olmak üzere 87 ülkeye ihracat yapıyor. İhtisas konusu anahtarlık olan firma, tekstil aksesuarlarından kırtasiye ürünlerine kadar 250’ye yakın ürünün tasarım ve imalatını yapıyor. Endüstriyel tasarımdan başlayarak ürünün tüm aşamalarını kendi bünyesinde gerçekleştiren Modül Promosyon, sektörünün lider firmaları arasında yer alıyor. Modül Promosyon’un Sahibi Mehmet Erulus, kaliteden ödün vermeksizin verimliliği artırmayı hedeflediklerini söylüyor. CAD-CAM, yani tümüyle bilgisayar destekli yürütülen tasarım ve üretim teknolojisini, her geçen gün, daha da yükselen bir ivmeyle geliştirmenin öncülüğünü yaptıklarını belirten Erulus, çevre koruma bilincini yansıtan kimyasal arıtma tesisi, profesyonelliğe ve yaratıcılığa odaklanmış uzman insan kaynakları, ISO 9001 gibi bir çok firmanın düşlerini süsleyen kalite standartlarının çok üstünde hedefleri olan toplam kalite anlayışı ve evrensel değerleri içselleştirmiş, çağdaş yönetişim politikasıyla hizmet verdiklerini belirtiyor.
2000 yılında İkitelli'ye gelen Modül Promosyon, kimyasal arıtmadan dolayı İkitelli Galvano Teknik'i tercih etmiş. Özellikle Avrupa ülkelerinin hassasiyetini gözönüne almak hem de geleceğe yatırım yapmak için bölgeye geldiklerini açıklayan Erulus, sektörde Çin’le rekabet ettiklerini dile getiriyor. Erulus, kişisel gayretlerle rekabet etmeye ve ayakta kalmaya çalıştıklarını belirterek, şunları kaydediyor: “Bütün ülkeler Çin'e karşı önlem alıyor. Bizler ise zor durumdayız. Tıkandık kaldık. Promosyonu bir sektör olarak kabul edecek bir zihniyete ihtiyaç var. Bugün bütün Avrupa'da KOBİ'lere fabrika alanı, istihdam avantajı, finansal destek sağlanıyor. Satmış olduğumuz ürünü aynı değerlerle yerine koyamaz hale geldik."
Denizer, 2008'de atağa kalkacak
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde 2002 yılından itibaren demir-çelik sektöründe faaliyet yürüten Denizer Sac ve Metal Sanayi, müşterinin isteği doğrultusunda sac levha kesimi yapıyor.
Denizer, İkitelli'de 750 metrekarelik bir alanda; makine, inşaat, kalıp, enjeksiyon, otomotiv ve yedek parça firmalarına hizmet veriyor. Denizer Sac Metal Sanayi Sahibi Erdal Uludağ, demir-çelik sektöründe 2 mm’den 200 mm'ye kadar her türlü sac işlediklerini söylüyor. Genelde ithal hammadde kullandıklarını ifade eden Uludağ, "Kaliteli hizmet ve kaliteli malzeme kullanıyoruz. Ürünleri zamanında teslim ediyoruz. İstenilen ebat ve kalınlıklarda üretim yapıyoruz" diyor. Sipariş üzerine üretim yapan firmanın ESAB 2500X6000 CNC kesim ünitesi, ESAB 2500X6000 plazma kesim ünitesi ve iki testeresi bulunuyor.
Gelecek yıl yeni bir yatırım yapacaklarını söyleyen Uludağ, "2008'de lazer kesim makinesi almayı hedefliyoruz. Otomotiv sektörü gibi hassas kesim isteyen sektörlere üretim yapıyoruz. Firma olarak teknolojiyi yakından takip etmemiz gerekiyor" diye konuşuyor.
2007'den çok umutlu olmadıklarını açıklayan Uludağ, seçim süreci nedeniyle çalışma kapasitelerinin yüzde 75'ini kullandıklarını anlatıyor. Uludağ, sektörde kalite belgeleriyle üretim yapan işletme sayısının artması gerektiğini belirterek, şunları kaydediyor: "2007 yılı içinde İSO 2001'i almayı hedefliyoruz. Hazırlıklarımız sürüyor. Marka tescilini yaptırdık. Kalite belgesini alarak yürüttüğümüz hizmetleri tescillemiş olacağız. Büyük firmalar İSO 2001'i görmek istiyor. Kalite belgesiyle daha fazla müşteriye ulaşmış olacağız.”
Mevcut ekonomik sistemi de eleştiren Uludağ, “Sıcak para girişi insanların iştahını kabartıyor. Üretim engelleniyor. Oysa ülkemizin istihdam sorunu ve milli gelirinin artması ancak üretimle mümkün olur. Üretimin artırılması için teşvik ve desteklerle işletmelerin rekabet gücü geliştirilmelidir. Ayrıca son teknoloji ürünlerin kullanılmasıyla da işletmeler küreselleşen dünyada rekabet şansını artıracaktır" açıklamasını yapıyor.
Mesan Kilit, üretim otomasyonuna hız verdi
Kilit sektörünün öncü kuruluşlarından Mesan Kilit, 2007 yılında üretim otomasyonuna hız verdi. Mesan Kilit Genel Müdürü Rıdvan Mertöz, 26 yıldır endüstriyel kilit, menteşe ve ilave aksesuarlarda sektörün lider kuruluşu olarak faaliyet yürüttüklerini önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulan proseslerde üretim kabiliyetini ve hızını artıracak otomasyon projelerini planladıklarını söylüyor. Gelişen rekabet ortamında global pazarlarda yer edinebilmek amacıyla sözkonusu projeleri başlattıklarını söyleyen Mertöz, projelerini kısmen hayata geçirmeye başladıklarını ve önümüzdeki yıllarda çalışmalara hız vereceklerini açıklıyor.
Mesan, müşteri memnuniyetinin temel unsurlarından biri olan “Zamanında Ürün Teslimi” politikasını güçlendirmek için yapılan Yalın Düşence (LEAN) uygulamasına ek olarak 2006 yılında yapmış olduğu ERP yatırımının meyvelerini toplamaya da başladı. Bu amaçla 1 Ocak 2007 yılında başlatılan ERP uygulamaları, Temmuz ayı sonuna kadar tüm bölümlerde tamamlanacak.
Kalite belgeleriyle üretim yapan Mesan Kilit, toplam 3 bin 650 metrekarelik kapalı alanda faaliyet yürütüyor. Piyasanın aranan markaları arasında yerini güçlendiren firma, toplam üretiminin yarısından fazlasını 35'i aşkın ülkeye düzenli olarak ihraç ediyor.
Mertöz, Mesan markasının ve kalitesini dünyaya tanıtmak için ürün yelpazesini sürekli geliştirdiklerini belirtiyor. Sektördeki uluslararası norm ve standartları takibi, RoHs Direktifi’ne uygun üretim yapan Mesan’ın hizmet verdiği sektörler arasında: Elektrik pano imalatçıları, ofis mobilya imalatçıları, bilgisayar kabin imalatçıları, makine, kompresör, klima santrali, jeneratör imalatçıları yer alıyor.
SMS Makine, yabancı ortak arıyor
SMS Makine, 2001 krizinde Mahmutbey'de kuruldu. Askılı konveyör sistemleri üretimi gerçekleştiren firma, İkitelli OSB'ye 2004'ün başında geldi. SMS Makine, üç ayrı işletmede toplam bin 500 metrekare alanda otomotiv, beyaz eşya yan sanayi, tekstil, boyahane, elektik ve gıda sektöründe kullanılan askılı konveyör imalatı gerçekleştiriyor.
SMS Makine Zincir ve Konveyör Sanayi CEO'su Serkan Baş, talebe göre üretim yaptıklarını söylüyor. Ağırlıklı olarak iç piyasa çalıştıklarını belirten Baş, dolaylı yoldan ihracat da yaptıklarını ifade ediyor. Üç ayrı yerde üretim yapmaktan dolayı verim kaybına uğradıklarını açıklayan Baş, "2008'de yaklaşık 2 milyon dolara mal olacak bir fabrika yatırımı yapacağız. Fabrika yatırımı ile üretim kollarını bir yere toplayarak hem üretim kapasitesini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı düşünüyoruz" diyor.
Kaliteli üretim ve müşteri memnuniyeti ile sektörde farklılaştıklarını söyleyen Baş, müşterinin çözüm ortağı olduklarını aktarıyor. Fabrika yatırımından sonra makine yatırımı da gerçekleştireceklerini dile getiren Baş, mevcut ekonomik koşullarda tek başına ayakta kalmanın zor olduğunu belirtiyor. Avrupa pazarına direkt ihracat yapmanın yollarını arayan SMS Makine, yabancı ortaklıklara da sıcak bakıyor.
Kamsan Makina, ihracata odaklanıyor
Kamsan Makina, Kamsan Torna olarak 1976'da Balat'ta kuruldu. Babadan oğula geçen işletme, 1991'den bu yana iki kardeş Veli ve Vedat Kamber tarafından yönetiliyor. Şahıs şirketi limitete dönünce yedek parça imalatı ile kalıp sektörüne hitaben düşey şerit testere makineleri imalatına başlayan Kamsan Makine, ayrıca yedek parça imalatına da devam ediyor.
Kamsan Makine Ortaklarından Veli Kamber, makine sektörünün Türkiye’nin büyüyen ve değeri bilinmeyen sektörleri arasında yer aldığını söylüyor. Kamber, “Bir şeyler yaparak keyif alıyoruz. Devletin desteği olmadan ayakta kalmak çok zor. KOBİ'lere verilen krediyi büyükler alıyor. KOSGEB'in desteklerine bakıyoruz, sanayicinin yanında değil" diyor.
İhracata yönelmeyi düşündüklerini belirten Kamber, şöyle devam ediyor: “Yıl sonuna doğru belgelerin alınmasıyla ürün satışına başlayacağız. Gelişmekte olan ülkelere makine satmayı düşünüyoruz. Ayda 4- 5 makine üretim kapasitesine sahibiz. Artık seri üretim yapmak zorundayız." Kamber, Kamsan'ın gelişimi için CNC tezgaha yatırım yaptıklarını ve freze gibi ürün almak istediklerini belirtiyor. Teknik eleman ve makine öğretmeni ile çalışarak Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdiklerini aktaran Kamber, şunları kaydediyor: “Tarım sektöründe traktöre yedek parça üretimi de gerçekleştiriyoruz. Ayrıca ayakkabı yan sanayinin makine ihtiyacını karşılamak istiyoruz.” Ticaretin merkezinde bir işletme olduklarını da dile getiren Kamber, iş yapmak için seçim sonrasını bekledikleri ifade ediyor.
Tekfenbank, KOBİ’ye odaklı
Türkiye’nin saygın holdinglerinden Tekfen Grubu’nun bankacılık sektörüne girme kararıyla 1989’da kurulan Tekfenbank, 2007 yılı içinde Yunanistan’ın ikinci büyük bankası Eurobank EFG ile anlaşarak sektördeki iddiasını güçlendirdi. Hisselerinin yüzde 70’i Eurobank EFG tarafından satın alınan Tekfenbank, şube ağını güçlendirerek kurumsal, ticari bankacılık ile küçük işletme bankacılığı ve sermaye piyasaları alanında büyümesini sürdürecek.
Kuruluşundan bu yana dünya kalitesinde finansal hizmet sunmak vizyonuyla gelişen Tekfenbank’ın 16’sı İstanbul’da olmak üzere toplam 34 şubesi bulunuyor. Tekfenbank Genel Müdürü Mehmet N. Erten, stratejik ortaklık sonrası yola daha hızlı devam ettiklerini söylüyor. Eurobank EFG’nin büyüklüğü hakkında bilgi veren Erten, “19 binin üzerinde çalışanı ile uluslararası bir bankacılık grubu olan Eurobank EFG, ürün ve hizmetlerini bin 300 şubesi ve satış noktaları, alternatif dağıtım kanallarından oluşan bir networkle sunuyor. Merkezi İsviçre’nin Cenevre şehrinde bulunan EFG Bank Avrupa Finansal Grubu 63.4 milyar Avro aktifi, 5.3 milyar Avro sermayesi ve 30’u aşkın ülkedeki varlığı ile İsviçre’nin üçüncü büyük bankacılık grubu. Bu grubun bir üyesi olan Eurobank EFG, Türkiye’nin yanısıra Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Polonya, Ukrayna, Lüksemburg ve İngiltere’de de faaliyet gösteriyor.”
Eurobank EGF ile işbirliği sayesinde Avrupa pazarlarına erişim konusunda müşterilerine yeni açılımlar sunacaklarını dile getiren Erten, “Tekfenbank bugün Türkiye'nin en önemli sanayi ve ticaret bölgelerine yayılmış, kambiyo yetkisine sahip 34 şubesiyle müşterilerinin ‘çözüm ortağı’ olmayı sürdürmektedir” diye konuşuyor. |